Ücretsiz Bulut Depolama Hizmetlerinin Karşılaştırması
Bilgisayarınızdaki fotoğraflar, ödevler, faturalar… Hepsi tek bir diskin içinde duruyorsa aslında tek bir arıza ihtimaline güveniyorsunuz demektir. Bu yüzden çoğu kişi ilk adımı ücretsiz bir bulut hesabı açarak atıyor. Ama hemen ardından sorular geliyor: Hangisi daha çok alan veriyor? Dosyalarım gerçekten güvende mi? Bilgisayarımdan sildiğimde bulutta da silinir mi? Aşağıda, konuya yeni başlayan birinin kafasındaki sırayla gidiyoruz.
Baştan bir netlik: bir cloud storage karşılaştırma listesi size "en iyisi" diye tek bir isim vermez. Çünkü ölçüt sizin alışkanlığınız. Telefonunuzdaki fotoğrafları otomatik atmak mı istiyorsunuz, yoksa iş arkadaşınızla aynı belge üzerinde yazışmak mı?
Ücretsiz planlar ne veriyor, nerede duruyor?
Ücretsiz plan bir deneme sürümü değil; kalıcı olarak kullanabileceğiniz ama sınırları belli bir alan. O sınırları bilmek, sonradan "alanınız doldu" uyarısıyla uğraşmamanızı sağlar.
Hangi hizmet ne kadar alan veriyor?
En yaygın üç hizmetin ücretsiz alanı birbirinden belirgin şekilde farklı: Google Drive 15 GB, OneDrive 5 GB, Dropbox ise 2 GB civarında bir başlangıç sunar. Ancak Google'ın 15 GB'ı sadece Drive'a ait değil; Gmail'deki e-postalarınız ve yedeklenen bazı fotoğraflar da aynı havuzdan yer kullanır. Yani gerçek boş alanınız göründüğünden az olabilir.
| Hizmet | Ücretsiz alan | Güçlü yönü | Zayıf yönü |
|---|---|---|---|
| Google Drive | 15 GB (Gmail ile paylaşımlı) | Docs/Sheets ile ortak çalışma, güçlü arama | Alan e-postayla paylaşılır |
| OneDrive | 5 GB | Windows'a gömülü, Office uyumu | Ücretsiz alan düşük |
| Dropbox | 2 GB | En kararlı senkronizasyon, sürüm geçmişi | Alan çok kısıtlı, cihaz sayısı sınırı |
Dosya boyutu veya tür sınırı var mı?
Üçü de tek tek büyük dosyaları kabul eder; pratikte sizi sınırlayan şey toplam alan ve yükleme hızıdır. Tarayıcıdan yükleme yaparken çok büyük dosyalarda kopmalar yaşarsanız masaüstü uygulamasını kullanın, çünkü uygulama bağlantı kesildiğinde kaldığı yerden devam eder. Yükleme sürekli yavaşsa suçlu bulut değil, ev ağınız olabilir; zayıf WiFi sinyalini güçlendirme yöntemlerini anlatan rehber burada işinize yarar.
Alan dolarsa ne olur?
Dosyalarınız silinmez ama yeni yükleme yapamazsınız; OneDrive gibi bazı hizmetlerde bir süre sonra hesap salt okunur hale gelir. Alan kazanmanın en kolay yolu ücretli pakete geçmek değil, temizlik yapmaktır: çöp kutusunu boşaltın, aynı fotoğrafın üç kopyasını silin, büyük görselleri sıkıştırın. Resim dosyalarının boyutunu küçültmeye dair ipuçları bu noktada birkaç gigabayt kazandırabilir.
Güvenlik ve senkronizasyon: perde arkasında ne oluyor?
Dosyalarım şifreleniyor mu?
Üç hizmet de dosyaları hem aktarım sırasında hem sunucuda şifreli tutar. Fark şurada: şifre çözme anahtarı sizde değil, sağlayıcıda. Yani teknik olarak şirket dosyalarınıza erişebilir. Bu sizi rahatsız ediyorsa hassas belgeleri buluta atmadan önce şifreli bir arşive koymak makul bir alışkanlık.
Pratikte en büyük risk şifreleme değil, hesabın çalınmasıdır. Bulut hesabınız e-posta hesabınıza bağlı olduğu için ikisini birlikte korumanız gerekir: uzun ve benzersiz bir şifre, mutlaka iki adımlı doğrulama. Güvenli şifre oluşturma ve e-posta hesabını koruma başlıklarındaki temel adımlar, bulut güvenliğinin de yarısını oluşturur.
Senkronizasyon tam olarak nasıl çalışır?
Masaüstü uygulaması bilgisayarınızda özel bir klasör oluşturur. O klasöre attığınız her şey buluta çıkar, buluttaki her değişiklik de diğer cihazlarınıza iner. Buradan çıkan iki önemli sonuç:
- Silmek de senkronize olur. Klasörden sildiğiniz dosya diğer cihazlardan da gider. Neyse ki üç hizmetin de çöp kutusu ve sürüm geçmişi vardır; yanlışlıkla silinen veya üzerine yazılan dosyayı belirli bir süre içinde geri alabilirsiniz.
- Senkronizasyon yedek değildir. Bir dosyayı bozarsanız bozulmuş hali her yere yayılır. Gerçek bir yedekleme düzeni için dosyalarınızın otomatik yedeklenmesini anlatan yaklaşımı bulut senkronizasyonuyla birlikte kurmak daha doğru.
İnternetim yokken dosyalarıma ulaşabilir miyim?